Yerelleştirme Nedir?

Yerelleştirme, daha önce birden fazla dile çevrilmiş bir ürün içeriğinin; belirli bir coğrafya, toplum, kültür veya pazar için geçerli dil kuralları ve kültürel özelliklere göre uyarlanmasıdır. Yerelleştirme nedir sorusunun cevabı zamanla değişecek olmakla birlikte, daha detaylı süreçler olan ürün içeriği çevirisi ve kültürel uyarlama işleminin ikinci aşaması olarak değerlendirilebileceğini söyleyebiliriz. Amacı ise farklı pazarlarda kullanılan iletişim dilinin, bölgenin kültürü, toplumsal alışkanlıkları ve tarihi geçmişine bağlı olarak gösterdiği değişkenliği en aza indirgemek ve ürünün ilgili kişiler tarafından daha kolay anlaşılır olmasını ve benimsenmesini sağlamaktır.

Yerelleştirme, uygulama yöntemi açısından çeviri/tercümeden farklıdır çünkü yerelleştirmede ürünü yerel ihtiyaçlara göre uyarlamak için hedef kültür kapsamlı olarak araştırılır ve incelenir.yerellestirme-nedir

Yerelleştirme süreci genellikle yazılım, bilgisayar oyunları ve internet siteleri için yapılacak çeviri işlemi ve çeviriyi takip eden kültürel uyarlama süreci olarak karşımıza çıkar. Bunun yanında, dublaj, altyazı, ses kaydı gibi diğer multimedya içeriklerin de uyarlanmasında yerelleştirme tekniklerinden faydalanılır.

 

 

Google Translate Güncellemesi ve Olası Senaryolar

Gündemimize “bomba” gibi düşen Google Translate güncellemesi haberi ve bu gelişmenin çeviri sektörü için ifade ettikleri, tüm çevirmenleri, çeviri işletmelerini ve çeviri ile uzaktan yakından alakası olan herkesi yakından ilgilendiren bir konu. Google, 8 dil çifti için “canlıya aldığı” güncelleme ile, “Sinirsel Makine Çevirisi ile artık cümleleri parça parça değil, bir bütün olarak çevireceğini” ve uygulamanın “Google Translate sorgularının yüzde 35’ine daha iyi sonuç vereceğini” iddia ediyor. Yapılan küçük testler de, bunun aksini gösterir nitelikte değil, yani gerçekten de büyük bir gelişim söz konusu.

Konuya duyarsız kalmayan üstatlarımız, çeviri sektörünün önde gelen temsilcileri Sn. Ahmet Çallı ve Ümit Özaydın da, farklı kaynaklarda yayınladıkları yazılarla gelişmenin ticari, mesleki yönlerini değerlendirmekte gecikmediler ve mesleği icra edenlerin gönlüne bir nebze olsun su serptiler, yön gösterdiler. Öncelikle teşekkür ederiz.

Biz de, Y neslinin mensupları olarak, konuya dair naçizane fikirlerimizi, ekip içinde ortaya atılan tahminleri ve olasılıkları, tüm çevirmen/işletmeci dostlarımızla paylaşmak, bir beyin fırtınası başlatmak istedik. Yazıda kullanılan üslup, içeriğin “öngörü/tahmin” niteliği taşıması nedeniyle “kesinlik” algısı yaratabilir, lütfen okurken bunların sadece birer tahminden ibaret olduğunu unutmayınız.

Hayır, işsiz kalmadık 🙂 Ancak bundan 10-15 yıl sonrası için kimseye söz vermek de mümkün değil.

Diğer yandan, teknolojinin, sektörü – daha doğrusu insan kaynağını- , beklentinin üzerinde bir hızla tehdit ettiği de bir gerçek.

Dilerseniz konuya biraz ticari açıdan bakalım;

2015’te yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye çeviri sektörünün hacmi 200 milyon dolar.

2015’te yapılan başka bir araştırmaya göre ise, Türkiye bilişim sektörünün hacmi 83.1 milyar dolar.

Buradan yola çıkarak, Google’ın bu hamlesinin, -şimdilik- “ticari” amaç gütmekten uzak olduğunu ve aslında eşitlikçi bir yaklaşımla, uluslararası iletişimi kolaylaştırma idealine hizmet ettiğini tahmin edebiliriz. Bu bağlamda, Google Translate’in ticari bir ürün haline getirilerek, şirketler nezdinde vizibilite, pazarlama çalışması yapılması, Google veya diğer bilişim şirketleri için çok da “seksi” bir konu değil gibi görünüyor 🙂 Zaten Google Translate’in bugüne kadar bizi o kadar da rahatsız etmemesinin bir nedeni de muhtemelen bu varsayımdı. Inovasyon ile dokunulacak çok daha kârlı sektörlerin ve iş alanlarının varlığı, güzide mesleğimizin bu tehditten uzak olduğu sanrısına yol açmış olabilir.

Çevirmen ve çeviri işletmecileri olarak yapmamız gereken şey ise, paniğe kapılmadan güncellemenin getirdiği eksi ve artı yönleri belirlemek, olasılıkları öngörmeye çalışmak ve bireysel/tüzel bazda yapabileceklerimizi, stratejimizi değerlendirerek, bu yönde somut ve gerçekçi adımlar atmak olacaktır.

Sonuç olarak, gündemimizdeki Google Translate güncellemesi, çok da beklenmedik bir gelişme değil.

Beklenmedik olan ise, güncellemenin erken ve beklenenden etkili gelmesi ve bunun sektörümüze dair belli endişeleri beraberinde getirmesi.

İyi haberler;

  • Bu gelişmenin etkilerini, bugünden yarına görmemiz çok olası değil, ancak orta ve uzun vadede bizi birtakım değişikliklerin beklediğini söyleyebiliriz.
  • Bu güncellemeden kaynaklanan ilk darbeyi kötü/kalitesiz iş yapan çevirmenler ve çeviri şirketleri, “günü kurtarma peşindeki” çeviri işletmeleri alacak.
  • Aynı ilk darbe, hasbelkader veya X ülkede Y yıl yaşamak suretiyle dil öğrenmiş ve çeviri yaptığı dil çiftlerine ait dil bilgisi, üslup, dilin incelikleri konusunda hiçbir okuma yapmadan ve kendini geliştirmeden, uzmanlaşmadan, kendini çevirmen ilan eden kişilere de vuracak. (Bir dili bilmenin, o dilin çevirisini yapmak için tek başına yeterli olmayacağını tekrar vurgulayalım.)
  • Bütçe kısıtlamaları ve rekabet unsurları nedeniyle kıran kırana fiyatlarla, yetersiz kalifikasyona sahip kaynak çalıştırarak, “kötü/idare eder” işler çıkartan çevirmen/çeviri şirketleri, yavaş yavaş yok olacak veya dönüşüme, gelişime gidecek.
  • Kaliteli iş çıkaran çevirmen/şirketler fiyat kırarlarsa, bu kendilerinin bileceği bir iş tabi ki, ancak kısa ve orta vadede bu yönde bir trend oluşmayacak.
  • Çeviride alan uzmanlığı ve deneyim her zamankinden daha önemli olacak ve çevirmenliğin “herkesin yapamayacağı” bir meslek olduğu daha iyi anlaşılacak.
  • “Ben X, Y ve Z dillerinde, tüm yönlerde çeviri yapıyorum” gibi gerçekçilikten uzak ifadeler karşılık bulamayacak.
  • Çevirmenler, piyasadan bağımsız olarak, kötü iş yapmalarına rağmen, makul olmayan ücretler talep etmeyecek, edemeyecek.
  • Deneyimli, kaliteli iş çıkaran, uzman çevirmenler kısa ve orta vadede bu gelişmeden dramatik ölçüde etkilenmeyecek.
  • İşini ciddiyetle sürdüren, yazılı ve sözlü iletişime gereken önemi veren şirketler/kişiler, çeviri projelerinde insan kaynağından faydalanmaya devam edecek,
  • Teknolojik dönüşüm, çeviri işletmeleri için “ilgilenilen bir alan” olmaktan çıkıp, yakından ve aktif olarak incelenmesi, aksiyon alınması gereken bazı kalemler getirecek (Google translator kit, Google Cloud Translation API v.b.)
  • Müşterinin, tedarikçiden (çeviri işletmesi/çevirmen) beklentisi artacak.
  • Halihazırda Machine Translation ile haşır neşir olan global şirketlerin belli bir standarda oturtmaya çalıştığı MT + Review ücretleri, Türk çeviri sektöründe daha sık telaffuz edilmeye başlanacak ve bu noktada “birkaç terim” veya cümleyi gramatik yapıya oturtmak için yapılan eser miktarda düzeltmenin yerini, blok blok cümleleri oturtma, düzenleme, değiştirme görevi alacağı için, tahminen yapılan iş, normal düzelti ücretinin biraz üzerinde bir rakamla ücretlendirilecek.
  • Yerelleştirme ile çeviri arasındaki fark daha keskin çizgilerle belirlenecek.

google_translate-guncellemesi

Uzun ve Orta vadede olası bazı senaryolar;

  • MT + Edit işleri, çeviri ile aynı seviyede ücretlendirilemeyecek,
  • Özellikle kimsenin okumayacağı, arşiv amaçlı v.b. metinlerde bu teknolojik avantaj kullanılarak maliyet düşürme yoluna gidilecek, dolayısıyla toplam pazara eksi yönde bir etken teşkil edecek ancak pazar hacmine kısa vadede büyük çapta etki etmeyecek,
  • Nispeten basit bir dil ve üslup ile yazılmış metinleri çevirebiliyor olmak, “değer” olmaktan çıkacak, yazılı iletişimde risk alan işletmeler bu tip işler için çevirmen/çeviri şirketlerinden destek almayacak veya sadece düzeltme için destek alacak,
  • Yine, yazılı iletişimin çok da önemsenmediği, ancak çeviri sektörüne “mecburen” iş sağlayan kurumsal yapıdan uzak şirketlerin, kişilerin talepleri, kısacası çevirisi uzmanlık gerektirmeyen belgelere ilişkin talep yavaşça azalacak, Sn. Ahmet Çallı’nın da bahsettiği “%20’lik riski” almakta beis görmeyen işletmeler olacak,
  • Çevirmen ücretleri kısa vadede azalmayacak, ancak orta vadede pazardaki trend ve iş hacmindeki olası azalmayla, rekabetten kaynaklı doğal bir durağanlık veya düşüş trendi oluşacak, düzelti işlerinin hacmi büyürken, uzun vadede çeviri işlerinin hacmi yeni güncellemeler ile düşüş trendinde devam edecek,
  • Orta vadede, Google translate ile entegre çalışabilen “gadgetler” üretilecek ve bu teknolojinin etkisi yavaş yavaş sözlü çeviri alanında da hissedilmeye başlanacak.
  • Uzun vadede, Google translate benzeri, farklı makine çevirisi çözümleri ve bu alanda rekabet başlayacak, gelişim hızlanacak.
  • Pazarda, uzun vadede, öncelikle kaynak ve hedef dilin İngilizce olduğu dil çiftlerinde aşağı yönde trend başlayacak ve aşağı yöndeki bu trend, globalleşmenin getirdiği büyüme trendine yetiştiğinde, pazarda küçülme başlayacak, bunu diğer diller izleyecek. En azından “translation only” işler bağlamında.
  • Çeviri işlerinin hacmindeki küçülme, düzelti işlerinin hacmindeki artışa eşit olmayacak, muhtemelen daha düşük seyredecek.

Tüm bu tahminlere ek olarak; 

  • Google Translate, mevcut haliyle çevirmenin yerini almayacak,
  • Yazılı ve sözlü iletişimi önemseyen ve ciddiyetini kavrayan kişi ve kuruluşlar, insan kaynağından faydalanmaya devam edecek,
  • Pazara dair uzun vadede olası gördüğümüz küçülmenin ne zaman başlayacağını, başlangıçta %5 mi, yoksa %25 seviyesinde mi olacağını öngörmek zor.
  • Türkiye’de şirketler, kurumlar ve kişiler tarafından, güncellemenin (ürünün) ne ölçüde ve ne zaman benimseneceği konusu belirsiz.
  • CAT araçlarına bile direnç gösterilen bir ‘landscape’den bahsettiğimizi düşünürsek, Türkiye’deki dönüşüm ve etkinin, gecikmeli olarak yansıyacağını söyleyebiliriz.

Sonuç olarak, daha önce de bahsettiğim üzere, Google Translate güncellemesinin, “bugünden yarına” devrim niteliğinde bir değişime yol açmayacağını söyleyebiliriz. Kısa vadede işlerimizde yavaş yavaş bu gelişmenin etkilerini göreceğimizi düşünmekle birlikte, asıl büyük dönüşümün orta ve uzun vadede gerçekleşeceğini, bu işi profesyonellik ve titizlikle sürdüren kişi ve işletmelerin daha uzun süre işlerini icra edebileceklerini düşünüyorum. Bunun yanında,  tüm değerli çevirmen ve çeviri işletmecilerine naçizane tavsiyem, – yarından tezi yok – sektördeki insan kaynağını tehdit eden bu teknolojik gelişmeyi yakından incelemesi, bu kaçınılmaz dönüşüme karşı koymaya çalışmak yerine, bunun içinde nasıl yer alabileceğini düşünmesi yönünde olacaktır.

Bu aşamada başka bir önemli nokta ise, çevirmen ve çeviri işletmecilerinin, müşterileri ile ilişkilerinde, bu güncellemenin getirdiği sonuçları doğru şekilde anlatması, sektöre zarar verecek ifade ve yaklaşımlardan kaçınması gerekliliğidir. Başka bir deyişle, yangına körükle gidersek, yalnızca verdiğimiz emeği değersizleştirir, mesleğimizi itibarsızlaştırırız. Doğru iletişimi sağlamak ise, sizin de takdir edeceğiniz üzere, öncelikle konuyu doğru ve kapsamlı bir şekilde anlamaktan ve doğru pozisyonu almaktan geçiyor.

Sn. Ümit Özaydın’ın deyişiyle; “Makine çevirmenin yerini almıyor; makine ile çevirmen arasındaki ilişki yeniden tanımlanıyor ve tarih boyunca olduğu gibi, makineler insanların hayatını kolaylaştırıyor.”

Bize de, “makine çevirisi bizi işimizden edecek mi?” diye düşünmek yerine hep birlikte bu dönüşüme nasıl adapte olabileceğimizin yanıtını aramak ve niteliklerimizi arttırmak kalıyor.

Saygılarımla,

Gökçen Orhan

Nest Dil Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.

İş Geliştirme Müdürü